ULTRA TÜRKLER


4 Temmuz 2015 Cumartesi

GAZİ?!

GAZİ?!

(ya da Mağduriyet - Menfaat saf'laşması ve/veya Neo Menderes Erdoğan 'erken seçim'e gitmek zorunda, neden?!)

“Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.”
Al-i İmran Suresi, 54. Ayet
“Savaş, düşmanı yanıltmak için yapılan bir dizi eylemden ibarettir!”
Hz Muhammed
“Aklı gözle görülür biçimde betimlemek gerekirse; gece onunla aydınlanır. Cehaleti betimlemek gerekirse, gün onunla karanlığa gömülür.”
Sokrates
"Strateji hiçbir zaman kazanmak için bir formül veya reçete haline getirilemez; strateji, temelde iyi bir yönetim için tutum ve düşüncelerin toplamıdır."
...
DURUM
Sıcak yaz güncesi!?
Karşıyız karşı!
Erdoğan, Derviş'e karşı!
Kılıçdaroğlu, Demirtaş, Davutoğlu, Derviş ile saf'daş, topyekun Erdoğan'a karşı.
Yeni CHP, laik'liğe, üniter devlete karşı!
PKK'ya yandaş.
MHP, Erdoğan'a karşı, HDP'ye karşı!
Gül'e saf'daş.
HDP, Erdoğan'a, ulus devlete, Türkiye'ye karşı!
Yeni CHP'ye, Barzan'a, Gülen'e, Davutoğlu'na, Gül'e saf'daş.
Sözcü, Odatv, Milli Merkez, Yeni Çağ; Baykal'ın Erdoğan ile görüşmesine karşı, Baykal'ın TBMM Başkan adayı yapılmasına karşı, aynı zamanda Bahçeli Baykal'a oy vermediği için Bahçeli'ye de karşı, aynadaki aksine karşı, Gül'e, Gülen'e saf'daş.
Sarıgül, Erdoğan'a, Baykal'a, Kılıçdaroğlu'na karşı, Gül'e, Doğan'a, Özkan'a, Gülen'e, Barzan'a saf'daş.
Gökçek, Sarıgül'e karşı, Erdoğan'a, Çiçek'e, Baykal'a, Yılmaz'a saf'daş.
Gül, Erdoğan'a, Erdoğan Gül'e karşı!
Kedi Fare'ye, Fare, Kedi'ye karşı!
f'28 Şubat'çılar, Erdoğan'a karşı Gül'e saf'daş, ülkücüler, pkk'lı devrimciler ise 12 Eylül'e karşı!
Barzan adına Başkanlık kaftanı giydirilen Neo Saddam Erdoğan, aynadaki aksine karşı!
Hasılı:
Mağduriyet / Menfaat saf'laşması!
Nüans?!
Güvenlik'in kalmadığı ortamda, partizan vatandaş PKK / IŞİD makas'ında!
PKK'lılar, IŞİD'çilerden şikayet ettiklerine göre, Gülen "ağlak ticani örgütü"nden sonra, PKK'lı ağlak yüksek demokrat teröristlerle karşı karşıyayız demektir.
Ağla ağla nereye kadar!
Madem devlet kuracak kadar taşak sahibi isen, ağlama, gereği ne ise yap, bedeline de katlan!
Çarşı, alayına (!) karşı, yani Erdoğan'a karşı!
İsrail, İran'a karşı, PKK IŞİD'e karşı, taşeronları kullanan küresel sermaye ulus devletlere, laik'liğe karşı!
Ezcümle:
"Çelik Çekirdek" devletler de, BOP'a karşı!
"Laik, çağdaş, üniter Atatürk Türkiyesi'ne karşı olanlara naçizane Milyon'da 1'ler olarak bizler de küresel sermaye'nin piyonlarına, Lut Kavmi'ne karşıyız."
Re'AKSİYON.
Nüans?!
Yol'lar bomboş.
Çelik bilek.
TOPAÇ dönmeye başlasın.
Acıyana, korkana acımazlar.
Alacakaranlık kuşağında yumruk'un / mermi'nin nereden geleceği hiç belli olmaz.
Misliyle cevap hakkı!?
İçi kof boşalmış, Kurtuluş Savaşçılık oynayan rant'sal 'sanal adres'lerden değil, tabandan, görünmeyen yerden BALYOZ baş'ınıza inecek. 
Kötüler ne işe yarar, cevap ortada: Daha kötüleri temizlemeye!
LARP.
Onlar tuzak kurdu, Allah da tuzak kurdu, içinden geçiyoruz Neo Sevr'cilerin.
Türkiye güven'de değil ise laik'lik, ulus devlet tasfiye halinde ise o zaman Londra da Paris de güven'de oluvermesin!
1 şey değişir ise her şey değişir.
Kelebek etkisi ve/veya Bumerang.
Nokta.
...
VAZİYET
Haber 1:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Yeşilay iftarında konuştu. "Türkiye’nin hükümet meselesi ile karşı karşıya kalmasını asla arzu etmezdim" diyen Erdoğan, "Hükümetin kurulamaması halinde yapılacak işlemlerde yine anayasamızda belirtildiği şekilde tarafımdan adım adım hayata geçirilecektir." diye konuştu. Bağımlılık yaratan maddelerin zararından da bahseden Erdoğan, ''Bir Müslüman'ın ne uyuşturucuyla, ne içkiyle, ne kumarlar zaten asla hiç bir işi yoktur, olamaz. Ben mekruh kabul edilen sigarayı da bu kapsamda değerlendiriyorum. Bazı bilim adamı sözde olanlar, bir bakıyorsun hoca, koskoca profesör ama sigarayı da, alkolü de hepsini götürüyor. Sonra kendisiyle konuştuğunuz zamanda savunuyor'' ifadelerini kullandı.
YORUM şu:
Erdoğan, erken seçim'e hazır olun, dedi.
Azınlık hükümetine onay vermem, diye altını çizdi.
(...)
Haber 2:
Eski Emniyet Genel Müdürü Ağar'ın da yargılandığı faili meçhul davasında mahkeme heyeti, MİT, Jandarma MGK, ve istihbarat birimlerinden cinayetlere ilişkin elerindeki bilgi ve belgeleri göndermelerini istedi
YORUM şu:
Ağar'a Mahkeme üzerinden soruldu:
Hapse mi girmek istersin yoksa narko PKK'lıların üzerine gitmeye hazır mısın?!
"Büyük Temizlik" başlıyor.
(...)
Haber 3:
Ertuğrul Günay: İsmet Yılmaz, Baykal'a göre çok daha demokrat, çok daha olumlu bir insandır!
YORUM şu:
Gülen'in "tatlısu sosyal demokratı" Günay dedi ki; TBMM Başkanlığı seçimlerini Erdoğan kaybetti, Gülen kazandı, Barzan kazandı!
(...)
Haber 4:
Hüseyin Çelik: Hükümeti kurmak isterse MHP ile kurarız
YORUM şu:
Barzan Gülen'in adamı Çelik dedi ki:
MHP üzerinden fırıldak çevirip, CHP, HDP ile hükümet kurma hazırlığı yapıyoruz!
(...)
Haber 5:
Cumhuriyet yazarı Murat Sabuncu CHPden ayrılarak HDPye geçen ve Gaziantep milletvekili olan Celal Doğan'ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la bir görüşme yaptığını yazdı.
YORUM şu:
Erdoğan, HDP'nin içine el attı, PKK / Barzan ayrışması!
Geçici kabinesi ve/veya geçici seyyar hükümet kuruluyor!
(...)
Haber 6:
Samanyolu TV’nin Genel Müdür Yardımcısı ve Hidayet Karaca’nın sağ kolu Ekrem Yalvak bir kumarhanede 1 milyon dolar kaybederken yayınlanan görüntüleri gündeme bomba gibi düştü. Masum insanların zekatlarından toplanan paralarla kurulan Samanyolu TV’nin kasasının kumar masalarında boşaltılması Gülen’in gönüllüleri tarafından da tepkiyle karşılandı. Samanyolu TV yönetimi dün bir itiraf gibi bir basın açıklaması yayınlayarak haberi doğruladı ve Ekrem Yalvak’ın görevinden istifa ettiğini duyurdu. Star yazarı Cem Küçük o haberin arka planını yazdı:
YORUM şu:
"Sütte leke var Gülen'gillerde yok" diyen cenah'a "Dur haci nedir derdin, Türkiye zannettiğin kadar sahipsiz değil" mesajı verildi.
Kumarbaz'ın ip'i çekildi, defteri dürüldü.
Gülen Camia içinde özde / sözde ayrışması ve/veya Lut kavmi ayıklaması!
F cunta şartları zorlarsa "heybede daha büyük dosyalar var" mesajı çakıldı!
Gökçek, Baykal çizgisinde olan Hüseyin Gülerce önceden bu süreç'in haber'ini vermişti.
Gülen Camia içinde Yılmaz & Erdoğan / Çiller & Gül ayrışması! 
(...)
Haber 7:
Buz dağının arka yüzü
13 milyon liraya 3 rezidans dairesi aldığı ortaya çıkan CHP'li Gamze İlgezdi, tepkilere aldırış etmedi. Ataşehir Belediye Başkanı eşi Battal İlgezdi'nin eseri olan Buz Residence ise skandala yükseldi! Milyonluk projeye belediye arsası da dahil edildi. 17 rezidans dairesi, CHP'li çiftin eniştelerinin üzerine geçti!
YORUM şu:
AKP'den hesap soracağını iddia eden CHP'ye ayna tutuldu!
Yolsuzluk diye bir derdi olmayan yeni CHP, AKP'den hesap sorabilir mi?!
Ya da uyuşturucu kaçıran PKK ile iş tutan CHP nereye koşuyor!?
Türkiye'yi bölünme anayasasına sürükleyen yeni chp'ye ayna tutuldu, turpun büyüğü heybede mesajı çakıldı!
Yeni CHP, laik'lik karşıtı eylem'lerin odak'ındaki parti, pkk ile iş tutan DGM'lik yeni yapı!
(...)
Haber 8:
Valilikler, özellikle sahil beldeleri ve şehir merkezlerinde sokakta yaşayan Suriyelilerin kamplara gönderilmesiyle ilgili alt birimlere yazı gönderdi.
YORUM şu:
Suriye'li TOPLAMA Kampı
Suriye ile savaş kumpası öncesinde en büyük güvenlik açığı kalem'ine toplatma kararı!
İki ucu BOP'lu değnek!
Hastalıktan, açlıktan ya da savaş'tan ölse de yek suçlu Türkiye olacak, aynen I. Dünya Savaşı sırasında olduğu gibi!
(...)
Haber 9:
Diyarbakır’daki HDP mitinginde 4 kişinin öldüğü bombalı saldırının faili olarak tutuklanan Orhan Gönder’in annesi Hatice Gönder, ilk kez konuştu: “Keşke o mitingde oğlum ölseydi, o insanlar ölmeseydi. Oğlum IŞİD’e katıldıktan sonra emniyet ve valiliğe defalarca başvurdum. Hatta Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştüm. Kadın başıma gece yarılarına kadar sınırlarda gezdim. Ben kimden hesap soracağım?”
YORUM şu:
Acılı anne ne dese haklı!
Ne var ki, soruların en zalimi olan basit soru da ortada:
PKK, IŞİD'den farklı yöntem mi kullanıyor, dağa çocuk çıkartırken, şehirlerde eylem yaptırırken?!
PKK ile IŞİD arasında ne fark var, ikisi de taşeron terör örgütü değil mi?!
Bu haber üzerinden IŞİD kötü, PKK (&HDP) aktivist PR'ı yapılmış.
Savaş'tayız, terör örgütünün iyisi / kötüsü olmaz!
Eğer olur ise PKK'lıyı gelir IŞİD'çi vurur.
Hürriyet'çilere soru: PKK mı terör örgütü IŞİD mi ve/veya hangisi DMC'yi vurur?!
(...)
Haber 10:
Melih Aşık: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis Başkanlığı seçiminden hemen önce MHP’nin yayın organı EtikHaber’e konuşuyor:
“‘Hırsıza, haine karşı bizimle yürür müsün?’ diye sorduğumuzda ‘evet’ diyen milyonlarca Türkiye sevdalısını üç - beş koltuk için hayal kırıklığına nasıl uğratalım? Bu vebale nasıl ortak olalım? İhanet ve soygunların telafisi yapılmadan, buna dair garanti veTEMİNAT verilmeden MHP koalisyona razı olmaz. Süreç ihanetine kol kanat gerenlerle birlikte olamayız.”
“...Bize göre; koalisyon için en doğru partiler, AKP ile HDP’dir. Yıkım ve çözülme sürecinde yıllardır yan yana duran AKP ve HDP’nin bir hükümet oluşumuyla bir araya gelmeleri siyasî tutumlarına uygundur.”
Bu sözleri okuyunca akla gelen sorular:
- Süreç ihanetinin iki aktörü dediğiniz AKP ve HDP’nin hükümet kurmasını neden bu kadar istiyorsunuz? Yıkım süreci sürsün diye mi? Bundan siyasi çıkar umuyorsanız bu da ihanete ortaklık değil mi?
- “Süreç ihaneti” nin iki aktöründen birini yok sayıyor, desteğini bile kabul etmiyorsunuz. Diğer aktör AKP’nin adayını Meclis Başkanı seçiyorsunuz. Bu ne perhiz?
- CHP ile birlikte toplam 212 oya sahipsiniz. HDP’yi dışlayarak 212 oyla AKP’den nasıl hesap soracaksınız? Bu şekilde hesap sorma imkânını bir kez daha kapatmış olmuyor musunuz?
 YORUM şu:
Usta kalem Melih Aşık'ın klavyesine de Pollyanna karışmış, at gözlüğü ile yazmış:
1. 7 Haziran seçimleri sonrasında en net konuşan lider Devlet Bahçeli idi. Davutoğlu'nun sözlerine net cevap verdi, erken seçim'e hazırız dedi. Şartlarını sıraladı. Cehennem buz tutana kadar, Erdoğan'a da PKK'ya da karşıyız tavırını koydu, kendini bağladı!
2. TBMM Başkanlık seçimleri süreç'inde Bahçeli çok net konuştu, Erdoğan'ın gösterdiği aday'ı seçtirmeyiz dedi, Baykal'a oy vermedi. CHP, HDP ortak hareket etti, AKP kendi adayını Başkan seçtirdi. Burada kazığı atan Bahçeli mi Davutoğlu mu?! Davutoğlu, koalisyon görüşmelerine başlayacağına göre neden CHP'nin adayını desteklememiş?! Doğru soru bu! Davutoğlu görünen gerçeklik'ten öte Erdoğan'ın değil, Gül'ün, f'28 Şubat'ın adamı!
3. Yeni CHP, erken seçim istemiyor. PKK'dan rahatsız olsa HDP ile seçim öncesinde ittifak yapmazdı?! Yolsuzluklardan rahatsız olsa Gamze İlgezdi'yi aday yapıp TBMM'ye sokmazdı! Yani?! Yeni CHP'nin Erdoğan alerjisi dışında ne PKK ne de ticani alerjisi var!? Şimdiye kadar PKK ya da Gülen'le ilgili hangi yolsuzluğu gündem'e getirmişler!?
4. Bahçeli'ye, TBMM Başkanlığı seçimlerinde CHP'nin aday'ına oy vermediği için muhalefet yapan (Milli Merkez, Sözcü, Odatv tayfası) koro'nun istediği nedir?! Aynı adresler, hem Baykal'a karşı olup hem de Baykal'a oy vermediği için Bahçeli'yi eleştiriyor ise soru ortada: Kim hangi şer koalisyonu Türkiye'ye dayatma peşinde!? PKK, Barzan ile koalisyon yapan'ın sonu Suriye bataklığında IŞİD'in kılıç'ında can vermek değil midir?!
5. 1 Temmuz 2015 real politik: Bahçeli, Erdoğan'a, HDP & PKK'ya karşı net pozisyon aldı! Erdoğan, azınlık hükümeti olmaz dedi, PKK ve uzantısı siyasi yapıya net tavır aldı. Erken seçim'in altını çizdi. Bölgede ve Türkiye'de yükselmekte olan güvenlik olaylarına dikkat çekerek, Baykal başkanlığında "Geçici Savaş Kabinesi"ne atıf yaptı! Baykal, TBMM'nin en tecrübeli siyasi figürü. Laik'lik hassasiyeti olan Baykal'a karşı olan 28 Şubat Sarıgül tayfa'ya soru:  Sarıgül'ün, Kılıçdaroğlu'nun, Demirtaş'ın, MHP'li vekillerin, AKP'li vekillerin CD'si yok mu?! Dinleme izleme işleri ayağa düşünce olur böyle şeyler! Sexus politicus. PKK'nın, Kandil'in aşk'ı memnusun neden merak etmez, yeni CHP'li aferist tayfa?!
6. Soru şu: CHP, PKK'nın büyük terör eylemleri yapması halinde taban'ına 7 Haziran ittifakını nasıl anlatacak?! CHP'nin, PKK'yı arkalaması sadece AKP'yi aklamaya, CHP'yi ihanet'e ortak kılmaya yaramaz mı?! Bahçeli, erken seçim'den Ecevit gibi oy patlaması yaparak çıkacağına inanıyor ise çapraz soru ortada: CHP, Davutoğlu ile koalisyondan ne bekliyor?!
7. Soruların en zalimi olan o en basit soru: HDP, PKK'nın hesabını ne zaman vermiş ki, AKP'den hesap sorsun?! Uyuşturucu kaçakçısına yaslanarak narko siyaset yapan bir güruh kimden nasıl hesap sorsun?! Ekmeleddin İhsanoğlu'nu nereden nasıl bulduklarını tabanlarına izah edemeyenler, AKP'den, Erdoğan'dan hesap sorabilir mi?! 7 Haziran progeria.
Sözün özü:
7 Haziran sonrası, özenle bulandırılan suda gözden kaçırılmak istenen nüans'lar ortada.
1. Hiçbir parti "güvenlik"i biz sağlarız demiyor, diyemiyor.
2. Hiçbir parti, yeni anayasa görüşmeleri kapsamında üniter yapı'dan taviz vermeyiz, federasyon'a karşıyız demiyor, diyemiyor!
3. Hiçbir parti, Suriye üzerinden oynanan "devletler oyunu"nda Türkiye'yi savaş'ın dışında nasıl tutacağı konusunda fikir zikretmiyor, TSK'yı mayınlı araziye sürme konusunda hemfikirler.
4. Hiçbir parti, savaş ortamında nakit akışı kesilirse, 17 Ağustos 1999 depremi gibi doğal bir afet yaşanırsa, ne yaparız, parayı nereden buluruz, sorusuna cevap vermiyor, en kurnazı Derviş üzerinden saf'laşıyor. Derviş, büyük ermeni kürt devletinin gölge valisi.
5. Hiçbir parti Gül dönemine dair açıklama yapmıyor! Silivri mağdurları sadece yek kişinin eseri değil! Davutoğlu'nun BOP'taki stratejik körlüğünden mülhem yangın'ın altını çizen yok! Türkiye yangın yerine dönecek ise suç, 7 Haziran şer koalisyonuna dahil olan liderlerin tamamında! Eksiği var fazlası yok! Çürüme. Kaht-ı Rical. Elinde hançer ile dolaşan Davutoğlu Neo Brütüs. Erdoğan neo Saddam. Türkiye Irak'laşmakta!
Netice:
Aynı şeyleri tekrar ederek farklı sonuçlar elde etmek mümkün değil ise "bakış açısı"nı değiştirmek elzem.
Soru şu:
AKP'den "hesap sormak" üçkağıdı üzerinden Atatürk Türkiyesi'ni kimlere tasfiye ettirmek istiyorlar?!
Türk'lerin zekası ile alay edenler kimler?!
Yeni CHP, HDP, Davutoğlu koalisyonu.
Yani?!
Ters'ten sorgulanacak olursa,  AKP'den hesap soracak olan koalisyon en az AKP kadar metal yorgunu!
Hain.
Neo Sevr'in saç'ayağı!
Avlanmış.
Bilinç yarılmasından araf'ta olanlarsa yek tek ortada.
Hülasa:
Mustafa Kemal, Milli Direniş'i örgütleyip, Kurtuluş Savaşı'nı kazandıktan sonra, makul'ü normal'de aradı.
Çağın ruhuna hitap etti, laik, ulus devlet'i kurdu.
Lozan üzerinden, savaş'tığı devletler ile uzlaştı.
Hayal dünyasında dolaşmadı, real politik'e göre davrandı! 
İstiklal Mahkemeleri'nde asılması gerekeni astı, irtica ile mücadele etti.
Padişah'ı asacağım diye zaman kaybetmedi, ip'ini eline verdi!
Osmanlı'nın parçalanmasına sebep olan Şerif Hüseyin'in yanında son nefes'ine kadar izledi.
Aynı çerçeve üzerinden mazi'yi tarihin tozlu sayfalarına gömdü.
Yani?!
İhanet eden adam'la, ihanet'e seyirci kalan yanyana!
İntikam almak buz gibi akıl ister.
Yağmalama yarışına girişmiş, güvenlikten yoksun akılların 7 Haziran öncesinde Neo Sevr kapsamında, kimlerle koalisyona ortak oldukları ortada!
Erdoğan'a karşı oluşan kadro için basit çaprazlama sorgu:
Anladık ha(z)cı neo Saddam Erdoğan'a karşısınız, güzel; peki neden aynı anda 'Laik'liğe karşısınız, niçin Atatürk'e karşısınız, niye federasyon anayasası üzerinden PKK, Barzan ile saf'daşsınız?!
Atatürk ile ticani & narko'yu yanyana getiren akıl, milli midir gayr-ı milli midir?!
Ezcümle:
Çok yazdık, altını çizerek yine yazıyoruz:
Erdoğan'a muhalif olmak demek, BOP'a muhalif olmak değildir.
Erdoğan'ı Ak Saray'a çıkartanlar, Neo Saddam'ın kellesi üzerinden ulus devlet'e son vermek istiyorlar.
Erdoğan'ın kellesi burada, siz Davutoğlu'nun, Dersim Kemal'in, Demirtaş'ın kellesi'nden haber veriniz!
Gülen ex.
Gül, neo 28 Şubat 1'in yek baş'ı.
The İmam için yol'un sonu ortada!
VATAN parçalanma noktasına gelmişken, Erdoğan'ın bebeleri yetmez, Sarıgül'ün, Gül'ün, Gökçek'in bebeleri de var, Dalan'ın bebeleri vakfın baş'ında, Doğan'ınkiler başarıdan başarıya koşuyor, Kılıçdaroğlu'nun bebesi Demirtaş, Öcalan'ı sattı, Barzan'a yanaştı, Gülen'in bebeleri kumarhanede yakalandı, Özal'ın bebeleri Barzan adına PR işinde!
Atatürk'ün çocuklarına gelince, devir Gazi'yi yeniden izlemek devri.
Çıkış arayanlar, Barzan'ın gölgesinin gölgesine basmadan kor'düğümden çıkamaz!
Kürt mafyası şah'landı ise Türk'lerin önünü açtık gitti.
PKK'yı, narko kürt mafyayı büyük şehirlerde örgütletenler korkmadı ise onların ağababaları şimdi korksun!
Hepsine yek tek fatura kesildi, en ucuzu baş'parmak cezası.
Gordion Düğümü final!?
1 şey değişir ise her şey değişir.
Merkez sağ ayağa kalkmadan şer koalisyonu'nda hikaye bitmez ise soru ortada:
Mevcut siyasi partiler Türkiye'yi savaş ve terör ortamına sürüklediğine göre, erken seçimde ayağa kalkması gereken siyasi unsur hangisidir?!
Ak Saray'daki Erdoğan, Doğu Roma üzerinden Putin'den yana taraf'lı hakem ise küresel aksta dengeyi sağlayamıyor ise öncesinde Gül, Batı Roma üzerinden Londra, Vatikan aksında olduğu halde Çankaya'da dengeyi sağlayamadı ise Silivri kumpas'ında üç maymun oynandı ise Gül ya da Erdoğan şık'ları arasındaki ısrar Türkiye'yi nereye götürür!?
a. 2007 şartları içeride tekrar eder. Silivri kısırdöngüsü tekrarlanır. Büyük Resim'de savaş başlamış iseTürkiye'de "İç savaş" kaçınılmaz hal alır.
b. Türkiye, Yugoslavyalaşma süreç'ine girer. Devlet iradesi ortadan kalkar. Gücü, gücü yetene! 1979 + 1 süreç'i. Köprü ülke Türkiye'yi hiçbir devlet 2015 real politik'te heybesine atamayacağına göre Anadolu bataklık olur, Avrupa cephe. Boru hatları bum bum. Kıyamet.
c. Türkiye, Ukrayna gibi olur, yeni anayasa, referandum üzerinden "yüksek demokratik" şekilde parçalanır. Hatay'dan bir çırpıda vazgeçenler, Doğu / Güneydoğu'yu PKK'ya bırakanlar, Fırat'ın Batı'sında huzur bulamaz. Kaos. Fırat'ın Doğu'sunda IŞİD, Türkiye içinde PKK'nın üstlendiği rol'ü üstlenir. Dinsizin hakkından amansız gelir.
d. Türkiye, Irak olur, siyasal kürtler otonomi kurar. Filistinleşir. Erdoğan, siyasal kürtler tarafından Saddam örneğinde olduğu gibi infaz edilir. Mek parmak sonrası Acem HAARP. Öncesinde Türkiye, Yunanistan gibi iflas'ın eşiğine getirilir.
e. Hepsi.
Çözüm:
1. Çankaya'ya çağ'ın ruhu'na hitap eden bir "hakem" çıkmalı! Rusya'dan ABD'ye, İran'dan İsrail'e tarafsız hakem olmalı, laik Türkiye'den ulus devletten yana taraf olmalı! Enerji bazlı güvenlik'i sağlayacak CUMHURBAŞKANI arayışları.
2. AKP'nin tasfiye edilebilmesi için 2007'de yapılan "Merkez sağ" operasyonuna son verilmeli. AKP içinden merkez sağ oylar çekilince, geriye MHP'nin, SP'nin oy'larının çekilmesi kalır. Çiller, merkez sağ olarak en başından bu yana AKP içinde idi, şimdi Gül'ün yanında, Milli Merkez'in içinde, f'28 Şubat saf'ında! Ramiz Ongun, Ak MHP'lilerin baş'ı olarak Mesut Yılmaz'ın baş'ını çektiği "merkez sağ" içinde yer alır. 7 Haziran'da siyasal kürt oylar çekildi. Londra, NATO, Barzan'dan Dengir Fırat, HDP'den aday oldu! Hal böykeyken, AKP erken seçim'de yüzde 10 barajı'nın altında kalır. Cemaat, nasıl bir zamanlar Ecevit üzerinden saf'laştı ise final sahnesinde Baykal üzerinden çıkış bileti alır. 3 Kasım 2002 seçimleri sonrasında, nasıl Anadol-D koalisyonu yüzde 10 barajı'nın altında kaldı ise Davutoğlu'nun başında olduğu AKP de benzer bir son'la tasfiye olur. 28 Şubat TURA çarpması.
3. Ya da 28 Şubat 1 darbesi olur! Erdoğan ipe gider. Derviş üzerinden gelen nakit akışı karşılığında Suriye üzerinden Türkiye / İran ile cenk eder. HAARP'leşir. Kıyamet.  Neo Dünya Savaşı kapsamında IŞİD'le mücadele on yıldan uzun sürer, Türkiye de terör üzerinden istikrar aramaya devam eder.
Yani?!
TOPAÇ dönmeye başlasın!
PKK'ya devlet kurduracak şuur'suzlardan değiliz.
PKK'ya aktivist muamelesi yapıldığı ortamda, IŞİD'e, El Kaide'ye bakışımız PKK'dan farklı değildir.
ABD Başkanlık seçimi'ne kadar Türkiye; PKK / IŞİD makas'ında!
Devlet'in tepesi İsrail / İran makas'ında!
Çözüm'ün şık'ları ortada!
Her yön'e sınır'sız tarife.
Her kim işini doğru yaparsa üç kişilik iş yapmış olur!
Zaman az, gündem kurşun gibi ağır!
Nokta.
...
HAARP'METEO
TC Atilla Kamer:
NATO-BRÜKSEL LAHANALI ABE BAYRAĞININ YAKILMASINA NE CEVAP VERECEK??
...
OKUR GÖRÜŞ
E.Çakır:
...
Atilla Üler:
Türkiye siber saldırıya uğradı.Rakip bir ülkenin bilim insanları uzaktan Tokat bölgesine enerji partakülleri atarak fay hattını aktifleştirdiler.Çok sert olan kayalık bölgeyi kırarak fay hattını aktive edecekler.Hedefleri Tokat - Çorum üzerinden geçen fay hattını aktifleştirerek Marmara faylarını patlatmak. Atılan enerji partaküllerinin atmosferdeki ışık tayfının görüntüleridir..........Tokat - Çorum bölgesinde büyük depremler gerçekleşebilir.Savaş,Ümit TEZCAN,Rahim TUNA beyler ve Ümmihan YAŞAR hanımın teşhisleri doğrudur.
...
Atakan Manduz:
Vakti DUA ..
Suriye için , Mısır için..
Çin köpeklerin zulmüne maruz kalan Türk kardeşlerimiz için 
'' ÜMMET '' için..
Şimdi Dua Vakti Eller Semaya..
Kurtuluş için ,
Zafer için Yürekten
Gözden Yaş akarak buyrun DUA ya 
Secdeye kapanmaya ağlamaya yalvarmaya tüm kalbimizle 
tüm benliğimizle:))
...
Zerrin Ozinan:
Duaya inanırım ama kılınçlar çekılmeden dua eksık oluyor işe yaramıyor.
...
Atakan Manduz:
kılınçsız derken ?
...
Mücella Aslan:
Burnumuzun dibi ateş çemberi, biz zaten kıstırılmış haldeyken,her an savaş hali varken, biz bir şey yapamadan sadece dua edersek olmaz işte... birlik olamıyoruz !
...
Atakan Manduz:
Milletvekili ya da Bu ülkeyi Yöneten Yetkili İnsanlardan Değilim Birlikten Kastın Ne Acaba..?
...
Tarık Kemal:
...
Serdar Usta:
Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.
Aliya İzzetbegoviç
...
Özgürce:
Dünün olayları!..
- Turabi, survivor all-star’da on yılın şampiyonu oldu ve ALTIN kupanın yanında beş yüz bin lira para ödülünün de sahibi oldu.
- Acun, şortuyla motorsiklete binip 299 km hız yaptı.
- Acun, en güzel goller top on’da birinci oldu.
- Bu konularda sosyal medyada on binlerce twit ve yorum yazıldı.
- Turabi’ciler sevinirken Merve’ciler üzüldü.
- Survivor all-star sona ererken bir sonraki survivor için müracatlar başladı.
- Survivor all-star tüm reytinglerde birinci oldu.
*
Affan Dede’ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
Cahit Sıtkı TARANCI
...
FİNAL SÜREÇ'i: Geçici savaş kabinesi?!
“HDP ile aynı cümle içinde bile olmak istemiyoruz” diyerek olası koalisyon formüllerine kapılarını kapatan MHP, 45 gün içinde hükümet kurulmazsa, Anayasa gereği kurulacak geçici hükümette HDP ile aynı kabinede yer alabilir. Bu durumda AKP’ye 11, CHP’ye 6, MHP ve HDP’ye 3’er bakanlık düşecek. Ancak partiler, isterlerse geçici hükümette yer almayarak bu haktan feragat edebilir.
Suriye’nin İdlib vilayetine bağlı Eriha ilçesinde bir camide meydana gelen patlamada, El Kaide’nin Suriye kolu El Nusra Cephesi üyesi 25 kişi hayatını kaybetti. Patlamada örgütün liderlerinden birinin de öldüğü öne sürüldü.
...
DURUM
Bugün'ün hikayesi!
Olmayan'a ergi ve/veya Olan'a ergi!?
Reductio ad absurdum, olmayana ergi ya da Osmanlıca abese irca, Latince saçma olana indirgeme anlamına gelir ve bir iddiayı doğru kabul ederek saçma bir sonuca varıp iddianın yanlış olduğu sonucuna ulaşıldığı bir mantık yöntemidir. Bu yöntemde, yanlış olamayacak bir önermeyi zorunlu olarak doğru olduğunu kabul eden üçüncü olanağın dışlanması kanunu kullanılır. Aristo'nun sıkça uyguladığı bir yöntemdir..
Yani?!
Olmuş'la ölmüş'e çare yok!
Yani?!
Halamın bıyıkları olsa amcam olurdu.
Kulağı tersten gösterip, "yol'un sonundasınız" mesajını vermenin diplomatçası.
Velev ki, öyle.
Bu kapsamda, cevabı aranması gerekli sorulardan birkaçı.
"Bir Propaganda Silahı Olarak Basın" isimli kitabın 310'ncu sayfasında değerli düşün adamı diplomat, vekil, yazar Onur Öymen soruyor:  
"Menderes ülkedeki tehlikeli gidişi görüp bir erken seçim kararı alsaydı, bütün bu üzüntü verici gelişmeler yaşanır mıydı?"
Elcevap:
Seçim'e gidilseydi, sandık'tan yine Menderes çıkardı.
Nitekim, 27 Mayıs sonrasında Menderes'in yerini Morrison Süleyman aldı.
1971 sonrasında İnönü'nün yerini Ecevit.
1980'e kadar da çalkantı.
1980 sonrası Demirel'in yerine Özal.
1993 sonrası Özal'ın yerine Çankaya'ya Demirel çıktı.
12 Eylül sonrasında Demirel'in önünü açan siyasi yasakları kaldırtan ise Evren'di.
Özal'ı referanduma zorladı.
Demirel'in yerine Çiller geldi.
Çiller'in yerine önce Özkan sonra da Erdoğan.
Fırıldak?!
Hikaye bu hikaye.
Sözün özü:
7 Haziran realitesi?!
Büyük resim ortada; kıyamet.
Neo Roma'da iç savaş ve/veya süper (!) devletler "taşeron unsurlar" üzerinden birbirini yokluyor.
Soru şu:
Dün Menderes'i 27 Mayıs'çılara devirtip Demirel'in önünü açanlar, bugün kim'in izinde!?
Derviş?!
Stratfor'dan derin fırıldak.
Yani?!
Çayın taşı ile çayın kuşu avlanır mı ya da sazan / hazan mevsimi sorunsalı.
Gordion Düğümü.
Önce ulusal güvenlik.
Netice:
Ak Parti, AKP'ye karşı, acem barzan duvara dayandılar, şimdi sırada AKP ile kazan & kazan oynayan cenah'ın yön / cihet sorunsalı var.
Lüküs pilajın yön'ü, Antakya'dan yukarı, Diyarbakır'dan aşağı.
Hikaye bu hikaye.
Nokta.
...
VAZİYET
Bir başka açıdan...
"Menderes ülkedeki tehlikeli gidişi görüp bir erken seçim kararı alsaydı, bütün bu üzüntü verici gelişmeler yaşanır mıydı?"
Usta diplomat Onur Öymen'in sorusuna, kendi kitabının sayfaları arasında cevap arayacak olursak!?
Elcevap:
Sayfa 304:
Değerli gazeteci Nur Batur, Amerikan Hükümeti'nin gizlilik kararını kaldırdığı birkaç telgrafa ulaştı. O telgraflarda belirtildiğine göre, 24 Mayıs günü Washington'da yapılan Ulusal Güvenlik Konseyi Toplantısı'nda CIA Başkanı Allen Dulles şöyle diyordu:
"Ordu ile polis arasında düşmanlık, kin ve husumet oluştu. Ordu ikiye bölündü. Durum daha da kötüleşebilir ve ordu yönetime el koyabilir."
(…)
Sayfa 306-307:
Türkiye’deki askeri yönetimin de Amerika’dan beklentileri vardı.
Bunlardan biri, silahlı kuvvetlerden 235’i general ve amiral olmak üzere 35.000 subayın zorunlu olarak emekliye ayrılmasının MALI yükünü karşılamak üzere Amerika’nın yardımda bulunmasıydı.
Amerika bunu kabul etti.
Amerikan basını Menderes’in kansız bir darbeyle görevden uzaklaştırılmasından memnun görünüyor.
Gürsel’in geçici olarak hükümet başkanlığına getirilmiş olmasını İstanbul’da 200.000 kişinin dans ederek karşıladığı Amerikan basınında yer alan haberler arasında.
İhtilali değerlendiren yorumlar arasında Menderes’e yönelik eleştiriler de var.
Onun Türkiye’nin sanayileşmesinde önemli bir rol oynadığı kabul edilmekle birlikte, son zamanlarda izlediği ekonomik politikaların Türkiye’yi iflasın eşiğine getirdiği belirtiliyor.
(...)
Sayfa 307:
Aslında Amerikan belgelerine göre, ihtilal'in ikinci günü Gürsel'in Amerikan Büyükelçisi'nden aybaşında memur maaşlarının ödenebilmesi için 100 milyon DOLAR kredi istemesi bu iddiaları güçlendiriyor. Amerikan basını da 1946 ile 1959 yılı arasında Türkiye'ye 3 milyar dolar kredi verildiğini hatırlatıyor ve bu kredilerin pek de yerinde kullanılmadığını ima ediyor.
(...)
Sayfa 309:
Yanlışlıklar bununla da kalmadı. Milli Birlik Komitesi, 235'i general ve amiral olmak üzere yaklaşık 7 bin subayın görevine son verdi. Bunun anlamı neydi? Bunlar suç mu işlemişlerdi? Öyleyse niçin yargılanmadan cezalandırılmışlardı? Acaba, ihtilal, evvelce Fransa'da olduğu gibi kendi evlatlarını mı yiyordu?
...
Bu kapsamda bir başka soru:
27 Mayıs'ı, Türk ve Dünya Basını Nasıl Karşıladı?
Elcevap:
Sayfa 303:
"Allah'ın bugünü de varmış. Bu sabah erken saatlerde radyoyu dinlerken dünyalar benim oldu. 1908 Hürriyet Bayramı'nın zinde havasını yeniden teneffüs ettim."
(Ahmet Emin Yalman, Vatan)
"Türk Ordusu'nun bu müdahalesine bir tek isim verilebilir: Gülen İhtilal. Geçtiği her yerde insan hak ve hürriyetlerinin boyunları bükülmüşken suya kavuşan çiçekler gibi doğruldukları görülüyor."
(Bedii Faik, Dünya)
"Türk Ordusu bütün dünyanın hayranlığını çekecek kadar başarılı, medeni ve meşru bir ihtilal hareketine görülmemiş bir süratle bütün yurtta zafere ulaştırdı. Türk Milleti bu sınavda da başarı kazandıktan sonra Türkiye topraklarından demokrasinin kökleri bir daha sökülmeyecektir."
(Bülent Ecevit, Ulus)
(...)
Yani?!
Sayfa 449:
Örneğin ABD’nin, bütün Ortadoğu ülkelerini demokratikleştirme iddiasıyla ortaya attığı “Büyük Ortadoğu Projesi”nin metninde laiklikten tek bir kelimeyle dahi söz edilmemekteydi.
Sözün özü:
Sayfa 280:
Kennedy, 1961 yılında Reklamcılar Derneği'nin New York'taki Waldorf Astoria Oteli'nde düzenlediği yemekte yaptığı bir konuşmada şunları söylüyordu:
"1851 yılında New York Herald Tribune Gazetesi'nin Londra Temsilciliği'nde pek de göze çarpmayan bir gazeteci çalışıyordu. Bu gazetecinin adı Karl Marx'tı. Marx'ın çok düşük olan ücretini artırmak için yaptığı girişimler gazetesi tarafından reddedilince, o da Herald Tribune'den ayrıldı; bütün zamanını ve enerjisini kendi ideolojisini geliştirmeye ve yaymaya harcadı. İşte daha sonra Leninizm'e, Bolşevik Devrimi'ne, Stalinizm'e ve Soğuk Savaş'a yol açan gelişmelerin başında böyle bir gazetecilik hikayesi yer alıyor."
Yani?!
Sayfa 375:
Bugün dünyada 4 milyar radyo, 1.4 milyar televizyon alıcısı bulunmaktadır. Başlıca televizyon ve radyo yayınları internetten de verilmektedir. 7 milyarlık dünya nüfusunun yüzde 35'i yani 2.4 milyar kişinin internet bağlantısı bulunmaktadır. Sadece Amerika'nın etkili yayın kuruluşu CNN'in Twitter hesabına abone olanların sayısı 11.7 milyon kişidir.
Netice:
Basın için dördüncü güç denir.
Dördüncü güç'ü doğru ve yerinde çalışmayan güç'ün diğer erk'leri güvende midir?!
Lüküs hayat'a senkron 'delirten su'dan içmiş basın'ın kayık şakül'ü düzelmeden, bakış düzelmez.
Yani?!
Gördüklerinin yarısına duyduklarının hiçbirine.
Her daim neyi neden yaptığını bilmek elzem.
"Matbuat, Basın Medya" üzerinden her zaman su'yu bulandırırlar, temsil bu temsil.
Arkası yarın ise mesaj şu:
Yoksa zararına kim neden bu kadar batık medyayı finanse etsin?!
Gülen dahi Türkiye'nin en büyük basın / medya patronu değil mi?!
Barzan?!
Balyoz'u laik dünya'nın kafası'na değil, ticani, barzani koalisyonunun başına "aşk" (!) etmek elzem.
Nüans burada saklı!
27 Mayıs'çıların aklında ne Menderes'i asmak vardı ne de Demirel'i, Menderes'in koltuğuna oturttmak, ne de ordu'da büyük tasfiye yapmak!
Parayı veren kuralları da koydu, aksi halde maaş ödemek mümkün değildi.
27 Mayısçılar'ın amacı, şairane şekilde "baskıcı diktatör" Menderes, DP zulmünden kurtulmaktı.
Real politik'le ilgili değillerdi. 
Para işlerine hiç kafa yormamışlardı.
Zulmü üreten adres doğru saptanamamış ise kendi bindiğin dalı kesmek mümkün, örnekler ortada.
Kaldı ki, 12 Eylül'ü yapanlar'ın amacı da Özal'ın önünü açmak değil, kalmayan güven'lik ortamına, iç savaş'a son vermekti.
Niyet neydi, akibet ne oldu!?
28 Şubat'çıların amacı da Erbakan'ı indirip yerine Erdoğan'ı getirmek değildi.
O görüşmeler daha sonra metazori olarak, Berlin + operasyonu kapsamında; NATO, Londra, ABD, Yahudi düşünce kuruluşları üzerinden planlandı!
Aşırı duygusal gazlama, delirten su, istihbari enformasyon zehirlenmesinin yaşandığı ortamda, aşırı özgüvenden kaynaklı "ne nedir kim ne değildir", sorusunun cevabını merak etmeme, irtica'yı türban'dan ibaret varsayma vs.
Ava giderken av'lanan av'lanana.
Ne var ki, 2007'de açılan parantez de küresel aks'ta keskin U dönüşü, derin spin attırdı, AKP ile kazan & kazan oynayanların halleri ortada.
2007'de ters ayağa alanlar, 7 Haziran sonrası ters ayak'ta!
CHP, HDP, AKP, MHP vs.
Hikaye bu hikaye.
2014 güncesi:
Batı Roma'dan Gül, Çankaya'dan indi, Doğu Roma'dan RTE Ak Saray'da.
MHP & CHP'nin çatı aday'ı, Gülen'in İngiliz mektep'inden okutulmuş hali, yok hükmünde.
Unutulmasın Erdoğan hasta, öyle ya da böyle hastaneye yatacak, Saddamlaştırılan ve artık yeni mahalle'de dahi muhtar'lık yapamayacak durum'da olan.
Erdoğan'ın yerine Hüsamettin Mustafa Özkan Sarıgül.
Çiçek, Çetin vb.
Fasit daire.
Hasılı:
Şöyle bakmak da mümkün:
Barzan'ı ezmek, narko PKK'yı tasfiye için bu defa gölge'lerine basmak da yeterli olabilir.
Neo 1993 şartları.
Aikido tekniği içinde boşa çıkartılan sert hamle.
Özde laik 1 numara.
Ezcümle:
Enerji bazlı Neo II. Dünya Savaşı!
Bu savaş, Neo Roma içindeki şikeli bir savaş.
Nüans burada saklı.
Hasılı, karşı darbeci ve/veya F'darbeci medya üzerinden verilmek istenen açık mesaj ortada.
Geçtik.
“1918’e kadar Fransızlar cumhuriyete inanıyorlardı. 1918’den sonra onları cumhuriyetten iğrendirmek, uzaklaştırmak, yerine ilk dokunuşta dağılıverecek bir demokrasi hayaleti koymak oyununa girişildi. Dışarıdan düşmanların idare ettikleri oyun ince ve şeytaniydi. Fakat bu oyuna içeride paraları üzerine titreyenler, iktidar mevkiine susayanlar, bütün hasetçiler, kıskançlar, kabiliyetsizler ve alçaklar kapıldılar. Fransa’nın yaşaması için cumhuriyet batsın diyenler oldu. Bu suikastçıların kullandığı başlıca silah basın oldu. Demokratik bir rejimde basın yalan söylerse rejim de ölüme mahkum olur. Zira hakimiyete sahip olan millet eğer doğru haber alamazsa hakimiyetini serbestçe kullanamaz.”
Pierre Lazareff
(Onur Öymen, "Bir Propaganda Silahı Olarak Basın", safya 50)
Yani?!
Basın dönüşmeden, fasit daire'den çıkış yok.
Acem barzan giyot'in.
1 şey değişir ise her şey değişir.
Nokta.
...
Ve...
Son olarak...
Kitabın adı: Hileler Kitabı / Arap Kültüründe Siyasi Stratejiler 
Derleyen: Rene R. Khawam
Çeviri: Menekşe Tokyay
Kırmızı Kedi
I. Basım, Ekim 2011
408 sayfa
28 TL
(…)
Arka kapak yazısı:
Arap stratejik düşüncesinin en önemli eserlerinden Hileler Kitabı, Machiavelli'nin zamanından yüz yıl önce yazıldı. Fransa'nın önde gelen Arapça çevirmenlerinden René Khawam tarafından Paris Ulusal Kütüphanesi'nde bulunan özgün Arapça elyazmalarından derlenen bu değerli eserin gerçek yazarı bilinmiyor. Bu isimsiz yazar Hileler Kitabı'nı bir kısmı günümüzde bilinmeyen, bir kısmıysa bilinen ama bulunamayan birçok eserden alıntılarla süslemiş. Kısacası, bu paha biçilmez klasik İslam kültürünün en canlı ve parlak dönemlerinde elde edilmiş muazzam bir birikimi yansıtıyor. Ancak bu yüzlerce yıllık ara kimseyi yanıltmamalı. Hileler Kitabı'nın gerçek olay ve kişilerce örülen rengârenk dokusundan çıkarılabilecek gizli ve açık dersler evrenselliklerini bugün de koruyorlar.
Hileler Kitabı'nın bir başka özelliği, Arap stratejik düşüncesinin Uzakdoğu'daki benzerlerinden hiç de farklı olmadığını göstermesi. Ayrıca kitap Çin kültürünün ünlü 36 stratejisinin farklı adlarla Ortadoğu'da da bilindiğini ortaya koyuyor. Aklına değil de kılıcına güvenen insanlara küçümsemeyle yaklaşan bu iki kadim kültürün ortak evrenine hoş geldiniz!
(…)
Sayfa 12:
Bizanslı bir kilise aliminin gözüne girmek isteyen “Acem Casus”un kullandığı ilginç yöntem:
“Vezir, piskoposun hayatını dikkatlice gözlemlemeye, tepkilerini incelemeye başladı. Böylelikle kendisini ona eşlikçi olarak kabul ettirmek için hoşuna gitme olasılığını yüksek önerilerde bulunarak onun nezdinde hoşuna gitme olasılığı yüksek önerilerde bulunarak onun nezdinde saygınlığını artırmayı amaçlıyordu. Piskoposun eğlenceli öykülerden hoşlandığını, tarihi hikayeler dinlemek istediğini fark etti. Ona armağan olarak, türlü sıra dışı macera öyküleri ve şaşırtıcı ruhani meseller anlatmaya başladı. Uzun zaman geçmeden piskoposun gözünde ve gönlünde bir mücevher gibi değerlendi; ona neredeyse kendi burnu kadar bağlı bir parçası oldu. Vezir, aynı zamanda karşılık beklemeden yaralıları iyileştiriyordu. Böylelikle ünü arttı ve otoritesi güçlendi.”
(…)
Sayfa 32:
Sokrates der ki: “Aklı gözle görülür biçimde betimlemek gerekirse; gece onunla aydınlanır. Cehaleti betimlemek gerekirse, gün onunla karanlığa gömülür.”
(…)
Sayfa 33:
“Tüm yöneticilerin dostu akılları, düşmanı ise cehaletleridir.”
(…)
Sayfa 35:
Cebrail (s.a.v), göklerden inip Adem Aleyhisselam’ın yanına geldi ve ona şöyle dedi:
“Ey Adem, üç vergiden seçtiğin biri sana bahşedilecek ama diğer ikisinden vazgeçmek zorunda kalacaksın!”
“Ey Cebrail, peki o üç yetenek nedir, söyler misini bana?”
“Akıl, edep ve dindarlık!”
“Bu durumda aklı seçiyorum” der Adem.
Bunun üzerine Cebrail, “Edep” ve “Dindarlık”a doğru dönerek, şöyle der:
“Adem’i bırakın ve gidin!”
Onlar ise şöyle karşılık verir:
“Ama, Ey Cebrail, aklın bulunduğu yerde olmamız emredilmişti bize!”
Bunun üzerine Cebrail Aleyhisselam, “Peki, ne yaparsanız yapın” der ve gökyüzüne yükselir.
(…)
Sayfa 36:
“Bir mülke sahip olmaktansa, keskin zekaya sahip olunuz!”
(…)
Sayfa 37:
Platon der ki; “Akıl yoluyla edinilen nitelikler 23 tanedir: Bilim, Hakkaniyet, Aşk, Merhamet, Dürüstlük, Sebatkarlık, Edep, Metanet, Terbiye, Alçakgönüllülük, Doğruluktan ayrılmamak, Azla yetinmek, Affedici olmak, Dengeli bir ruh haline sahip olmak, İhtiyatlılık, Sözüne sadık olmak, Cesaret, Saflık, Doğallık, Ölüçülülük, Cömertlik, Yiğitlik!”
(…)
Sayfa 39:
Hz Peygamber (s.a.v.) şöyle demiştir:
“Savaş, düşmanı yanıltmak için yapılan bir dizi eylemden ibarettir!”
Şöyle denir:
“Silahla yenemeyeceğini, tırnaklarınla parçala!”
“Aldatma, savaşta kahramanlıktan çok daha iyi sonuçlar verir!”
(…)
Sayfa 41:
Derler ki; “Bir savaşta ‘Azimli Bir Adam’, bin atlıya yeğdir! Çünkü atlı, bir veya yirmi ya da otuz düşmanı öldürür ama ‘Azimli Bir Adam’, tüm düşman ordusunu ortadan kaldırır!”
(…)
Sayfa 41:
Şanlı Türkler arasında şöyle denir:
“Ordunun başındaki kişi, sekiz farklı hayvanın doğuştan gelen niteliklerini almış olmalıdır. ‘Horoz’un yiğitliği’, ‘Aslan’ın atılganlığı’, ‘Yaban Domuzu’nun saldırı gücü’, ‘Turna Kuşu’nun dikkati’, ‘Karga’nın tedbirliliği’, ‘Kurd’un ataklılığı’, ‘Tilki’nin kurnazlığı’ ve ‘Deve’nin dayanıklılığı’!”
(…)
Sayfa 42:
Türk sözü: “Kurnazlığa çalışmayan kafadansa, balkabağı yeğdir!”
(…)
Sayfa 254:
İç savaş ve Araplar! Abdü’l malik bin Mervan, Mus’ab bin el Zübeyir’e karşı yürüttüğü savaşla meşgulken, Bizanslı Grekler arasında önde gelen kişiler, Kral’larını bulmaya gelirler ve ona derler ki:
“Arapları yenmen için fırsat ayağına gelde; çünkü onlar şu anda kendi aralarında mücadele ediyorlar ve birbirlerine olabildiğince zarar veriyorlar. Bizim fikrimizi sorarsan, onların topraklarını işgal etmeli ve her birini kendi bölgesinde yenmelisin. Eğer bu şekilde davranırsan, ey kral hazretleri, onlara hükmedebilirsin ve onlarla ilgili olarak aklından geçen hedefe erişebilirsin. Onları mücadelelerinin sonuna dek rahat bırakmamalısın; çünkü işte o zaman sana karşı birlik olacaklardır.”
Kral bunun üzerine bu konuda herhangi bir şey yapmayacağını belirtip söylenenleri tasvip etmez. Ama onlar da Arapları, kendi ülkelerinde yağmalamak dışında herhangi bir kararı kabul etmezler.
Karşısındaki insanların bu denli dikkafalı olduğunu görünce, içeriye iki köpek getirtip köpekleri kendi aralarında kızıştırtır. Sonra da odaya tilkiyi bıraktırır. Köpekler tilkiyi görünce dalaşmayı kesip, tilkiyi yakalayıp öldürene kadar, uyum içinde kovalarlar.
“İşte Arapalar da bu şekilde davranır” der Bizanslı Greklerin Kralı!
“Kendi aralarında dalaşırlar ama karşılarına ortak düşmanları çıkarsa, aralarındaki anlaşmazlıkları bir yana bırakıp, ona karşı birlik olurlar!”
...
Ezcümle:
Sadece ter akıtmak yetmez.
Her daim neyi neden yaptığını bilmek elzem.
Gördüklerinin yarısına duyduklarının hiçbirine!
Kazanmak her şey değildir, önemli olan hem kazanmak hem de kazanırken yenilmemek!
Erdoğan'ın kellesi karşılığında Türkiye Cumhuriyeti tasfiye edilmek isteniyor ise NATO kafa NATO mermer ve/veya akılsız baş'ın derdini 2007'den bu yana ayak'lar çekiyor bu mana!
Nokta.

4 Temmuz 2015
HM