ULTRA TÜRKLER




31 Temmuz 2014 Perşembe

Karfolojik push: Turkuvaz çarşafı avuçlamak ve/veya BOP'un "acem boru dansı" yapan "siyasi ar'sızları kimler"?!

Karfolojik push: Turkuvaz çarşafı avuçlamak ve/veya BOP'un "acem boru dansı" yapan "siyasi ar'sızları kimler"?!

(ya da Türkiye, iflas eden Arjantin'den farklı mı ve/veya Gazi Mahallesi Türkiye'nin Gazze'si olur mu, Diyarbakır "Filistin"?!)

“Parasını kaybeden adam, bir şeyini kaybetmiştir. 
Namusunu kaybeden adam çok şeyini kaybetmiştir. 
Cesaretini kaybeden adam her şeyini kaybetmiştir.”
Goethe
...
JEOPOLİTİK METEO
TC Atilla Kamer:
METEO: REVOLUTİON!!!!! 
METEO'DA BİR REVOLUTİON-- DEVRİM VAR!!! NASA'YA GÖRE 2012'DE GÜNEŞ ÜZERİNDE MEYDANA GELEN FIRTINA NEREDEYSE DÜNYA ÜZERİNDEKİ 200 YILLIK TEKNOLOJİK GELİŞMEYİ ÇÖKERTECEKTİ!!
...
DURUM?!
Karfoloji, 'tıp'bi bir deyimidir.
Tıp'ta el ve ayakların kendiliğinden hareket etmesi anlamında kullanılır.
Eceli gelmiş hastanın yatak çarşafını avuçlayıp son bir güç göstermek istemesi olarak değerlendirilir.
Vahim bir durum'u belirtir.
Hezeyan halidir.
Vücuttan kan çekilirken parmakların ayakkabı kutusundaki para'ları sayar gibi titremesi veya bitkin gözlerle bakarken umut verici tebessümlerin dağıtılması karfolojinin belirgin göstergeleri olarak kabul edilir.
Bu enstantaneler, can çekiliş'in son saniyelerinde yaşanır.
Karfolojide "son hareket" gözleri yummaktır.
Çarşaflara sarılmak ise son hareket'in yakın olduğunu gösterir.
Bu kapsamda sıcak gündem'e dair birkaç izlenim notu daha:
Basit soru ortada:
İki bayram arası Çankaya nikahı kıyılır mı?!
Elcevap: ?!
Ulema'ya sormak elzem.
Kaldı ki, biz'ler; sadece 'büyük resim'e bakarak naçizane bazı tahminlerde bulunabiliriz.
Şöyle ki:
1. Görünen o ki, Çankaya yarışı II. tur'a kaldı.
2. Velev ki, RTE, 1. tur'da sandık'ı aştı, Çankaya'ya tırmandı, iç / dış siyasi ekonomik kaos, bu seçim'i tanımayacak dış ve iç güç'ler hangileri?!
Elcevap: 
Yani?!
RTE, "Yok hükmünde"!
Yani?!
Neo Mısır patlaması.
Başta İsrail, Londra olmak üzere, ABD, AB seçim sonuçlarını tanımayacak.
Sebep!?
Güvenlik.
Enerji bazlı güvenlik.
Avrupa'nın euro bölgesi sorunsalı.
İsrail, panik atak.
Vb.
Yani?!
Putin'in Erdoğan üzerinden Çankaya'ya çıkmasına büyük resim'de sıcak bakan var mı?!
Yok!
Avrupa, Putin'in enerjisine muhtaç ama baş'ında görmek istemiyor.
Yani?!
Putin, Rusya'da, eski SSCB blok'u sınırları içinde kalsın, taşmasın.
Uk'rayna restleşmesi.
Başka?!
Gazze'deki sert ayrışma üzerinden, tercihini Hamas'tan yana kullanan, Arap Mahallesi'ne selam sarkıtan RTE'ye, "Gazi Mahallesi" sıcak çatışması üzerinden "çok sert" mesaj verildi:
"Gazi Mahallesi bir anda Gazze olur".
Başka?!
"Türkiye'nin doğu / güneydoğusu Filistinleşir."
Yani?!
Türkiye'nin PKK'sı gibi İsrail'in Hamas'ı arasındaki çatışmada "taraf" olan Erdoğan, Filistinleşme sürecine giren PKK, Barzani vak'asında hangi safta?!
İki ucu BOP'lu değnek.
Dilemma.
Kor'düğüm.
İsrail / İran arasındaki sert ayrışmada yol'un sonu.
Real politik.
Sözün özü:
Tehirli 2012 kıyamet takvimi.
Acem kıyamet.
Erdoğan, turkuvaz çarşafları avuçluyor.
Son hareket ise gözleri yummaktır, o da çok yakın.
Kaldı ki, Gülen sizlere ömür.
"BOP'un hayaletleri", toksik varlıkları üzerinden final süreç'i.
Topaç dönmeye devam ediyor.
RAP... LARP... RAP... 
Nokta.
...
Final süreç'i: Türkiye, iflas eden Arjantin'den farklı mı ve/veya Gazi Mahallesi Türkiye'nin Gazze'si olur mu, Diyarbakır "Filistin"?!
...
VAZİYET
BOP'un "acem boru dansı" ar'sızı siyasiler'i hangileri?!
Haber şu:
Geçtiğimiz günlerde yaptığı 'kahkaha' açıklamasıyla tartışma yaratan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gündeme dair soruları yanıtladı. Kendisine yönelik eleştirilere yanıt veren Bülent Arınç, instagram hesabından paylaştığı 'direk' fotoğrafıyla olay yaratan Asena Erkin'e de göndermede bulundu. Arınç, "O konuşmamdan bir kısım alınmış. Sadece kadınlar kahkaha atmasın dediysem akıl dışı bir iş yapmışımdır. ama orada ahlak kurallarıyla ilgili bir konuşma yaptım. Kocasını bırakıp sevgilisiyle tatile çıkanlar, direği gördüğünde dayanamayıp direğe çıkanlar... Böyle bir hayatın içinde siz olabilirsiniz, size kızmanın ötesinde acıyabilirim' dedi.
Yorum şu:
1. İfrat / Tefrit?! Türkiye uç'larda yaşıyor. Marjinal yaşamlar, normal'miş gibi gösteriliyor. Arınç, boru dansı yapan, evli ama çapkın bir kadını özne yaparak, merkezdeki laik'leri tuzağa düşürmeye çalışıyor. Hem evli hem sevgilisi olan kadın olmaz, oksimoron'dur. Evlenmeden önce ilişkisi, başka evliliği olmuş olabilir ama evlilik sonrası olmaz, varsa boşanırsın ya da zaten ilişki bitmiştir, kadın, erkek gibi aldatmaz, önce duygusal aldatır, aşık olmuşsa tasını tarağını toplar gider. "Tefessüh etmek" fiilinin karşılığı zaten Arınç'ın verdiği malum örnek. Malum hanım'ın "özel yaşam"ına saygı duymak başka şey, bu medyatik maymun genç kadın'ın yaşam tarzını normal kabul edip savunmak başka şey. Savunulacak hiçbir yanı yok. Zaten günümüzde hastalık, beyaz yakalı okumuşlar'ın özel'i sanal ortamda, anı anına, her yönü ile. Kaldı ki, Bülent Ersoy, AKP iktidarının ast'solisti, diva'sı değil miydi?! Siyaseten travesti zamanlardan kaynaklı çürüme, Arınç, Erdoğan, Gül,Gülen, Gökçek vb mukaddem.
2. Arınç, bayram sabahı, kadınlar sokakta (şuh) kahkahalar atmasın diyerek, muhafazakar, katı dindar taban'larına selam sarkıtmış olabilir; "Biz çürümedik, onlar çürüdü" vb mesaj. Merkez sağ / merkez sol araziden çekilme manevraları olarak kabul etmek mümkün. Kaldı ki, ağızda çürüme varsa ve çürük tedavi edilmemiş ise tüm dişlere sirayet eder. Parmağı gümüş değil pırlantalı hanımların özel yaşamlarına bakmak yeterli ya da lüküs araçlara binen müteahhitlerin kadın'la, para ve servetle sınavları, eleştirdiklerinden pek farklı değil. Histerik zamanlarda, büyük şehirlerdeki kadın da erkek de, evlilikler de, çocuklar da çok darbe aldı, normal'leşmeye ihtiyaç var. Tükettiği halde mutsuz, tüketemediği halde yine mutsuz milyonlar var, şükreden kaldı mı?! Şükretmeyi unutanlar için iç savaş, kaos, destabilizasyon Suriye sınırından boğaz kıyısına doğru yanaştı. PKK pazarlık masasında, aktar dönder, askeri dışarı salıp polis'i içeri alıyorlar, İŞİD vs. Hasılı, AKP iktidarında biz'lere, BOP'a muhalif olanlara Arınç'ın içinde olduğu siyasi yapının hangi zulümleri yaptığı ortada. Kuddisi Okkır yeter örnek, kendimizi anlatmayı zul sayarım, kula kulluk edenlerle mücadele etmenin fıtrat'ında var. 
3. Yuva'yı dişi kuş yapar ve/veya günümüz eşitlik (!) kavramı üzerinden bakılacak olursa "öyle bir mecburiyet yok, çalışan kadın da erkeğin yaptığı her şeyi yapar, çapkınlık da dahil", mümkün; ne var ki kadın'ı çökerttiğiniz an, önce aile çöker, sonra toplumsal yapı bozulur, daha sonra devlet çöker, gelecek nesil diye bir şey olmaz. Konformist anne / babanın yetiştirdiği çocuk kendi konforundan ödün verip ne anne - babasına bakar, ne ziyaret eder, ne de askerlik yapar ve/veya hamile kalsa doğurur ama çocuk bakmaz, kreş'te büyütür, elini taş'ın altına koymaz, o zaman da sen ağa ben ağa, ulusal güvenlik'i kim sağlaya?! Domino etkisi. Kaldı ki, Pompei'nin son demleri de bugünkünden farklı değildi, Kıyamet öncesi büyük zelzele. Zayi, zayidir. Çürüyenin, yaşayan ölülerin ardından ağlanmaz, o cenah'la selamı keseli uzun zaman oldu. İnsan olmanın fıtrat'ında yanlış'a yanlış demek var.
4. İslamiyet, laik bir din'dir. Allah ile kul arasına Vatikan'da olduğu gibi ruhban sınıfı sokmaz. Avrupa için seküler olmak hayat / memat meseledir. Türban, yobaz sakal vb Vatikan, Ortodoks kilise, Yahudi kilise vb yerlerde de yok mu?! Zenci'ye ikinci sınıf muamele yapan, kadın'ı geride tutan aynı kültür. Eğer konu Müslümanlık ise Hz Muhammed, kadın'a en çağdaş uygulamayı getiren, koruyan, önder değil midir?! Diri diri toprağın altına gömülen kız çocuğuna sahip çıkan, şahsiyet kazandıran, analık hakkı, karılık hakkı, eş, evlat hakkı veren bir peygamber'in izinden gittiğini iddia edenlerin, Müslüman yaşayışı getirdikleri nokta ortadadır: Çürüme. Başkalarının özel hayatlarını röntgenleme, kaydetme, şantaj. Çürümeye dayalı örnekleri medyaya servis ettirip, eleştirenler kendileri, ne var ki, o medyalar bize kapalı, travesti, meczup, boru dansı yapanlara açık ise soru ortada; açan kim açtıran kim ha(z)cı abi?! Hz Muhammed ne diyor, kadın aksi ise evliliğe uygun değilse, dövmeyin, meyir'ini ödeyin, yol verin gitsin. Hz Muhammed dahi, fahişelik'e son verebilmiş mi, Erdoğan vereceğim dedi, ülkenin hali ortada. Marjinal hayatlar, normal'miş gibi medya aracılığı ile varoş'lar üzerinden dolaşıma sunuldu. Hem evli, hem çapkın hem de eski deyiş ile fahişe, yeni deyiş ile tek gecelik çapkınlıklar, dönemsel birliktelikler hangi siyasi iktidarın ürün'ü?!
5. Evli "fahişe" kadın olur mu, olmaz. Sorularla İslamiyet isimli sitede "Fahişe ve Fahişelik" için şöyle diyor:
Islâm şerîatının yasakladığı çirkin iş, yüz kızartıcı söz veya davranış. Fahşâ; "Dünyada had cezasını, ahirette ise azâbı gerektiren şeydir" 
(Cürcânı, et-Ta`rifât).
"Kötü ahlâklı; gerçekten cimri; sınırı aşan her şey; söz ve cevapta taşkınlık etme; çok çirkin olan zina olayı. Allah`ın yasakladığı her şey, konusurken ve cevap verirken haddi aşan erkek ve kadın ve alışılagelen ölçüyü aşan şey" (Şartûnî, Akrabu`l-Mevârid). Fahşâ, genellikle ‚zina` anlamına gelmektedir. Buna göre zinaya ve zina eden kadına fâhişe adı verilmektedir 
(Ibnü`l-Esir, en-Nihâye, 111/415).
"Hakîkate ve normal ölçülere uymayan her işe fâhişe denilir. Ibnu`l Cinni`ye göre bu kelime, cehâletin bir çesidi olup, hilmin karşıtıdır" (Ibn Manzur, Lisânu`l-Arab). Râgıb el-Isfahânî`ye göre, fuhş, fahşâ ve fâhişe kelimeleri son derece çirkin söz ve fiiller olarak tanımlanmıştır (el-Müfredât, Fahşa mad.).
Fâhişe kelimesi, Kur`an-ı Kerîm`de onüç yerde geçmektedir. Ayrıca dört yerde de çoğulu olan "fevâhiş" zikredilmektedir. Âl-i Imrân suresi 135. ayette fena bir iş olarak nitelenmiştir. ibn Abbâs`tan gelen bilgiye göre, hurma satan birine güzel bir kadın geldi. Kadın, alışverişini yaptıktan sonra, adam onu kucaklayarak öptü. Ancak hemen bu davranışına pişman oldu ve Hz. Peygamber`e gelip durumu anlattı. Bu olay üzerine sözkonusu ayet indi (Vahidi, Esbâbu`n-Nüzül, 105).
Fahşâ ve fâhişe kelimesi, zinadan kinaye olarak kullanılmıştır (en-Nisâ, 4/19). Ayrıca buradaki fahşâ sözcüğünün "Kadının serkeşlik etmesi, kocasına asi olması ve geçimsizlik yapması" anlamlarına geldiği; buna göre kocanın onu isterse evinde tutacağı, isterse kendisinden boşanabileceği ve bunun helâl bir davranış olduğu; Ibn Abbâs`ın rivâyetine göre de "buğz ve serkeşlik etme" anlamlarına geldiği açıklanmıştır. Diğer bir rivâyete göre de, söz dinlememek ve bununla birlikte isyan etmek anlamındadır. Bu isyânı kadın yapmış ise, Allah, kocasına ondan ayrı kalmasını ve onu hafifçe dövmesini; bundan sonrada kadın durumunu değiştirmezse, kocasının fidye isteyebileceği ifade edilmiştir (Ibn Cerir et Taberî, el-Câmiu`l-usul, V/31S311).
Imam Fahrûddin er-Râzi`nin açıklamasına göre, sözkonusu ayette geçen fâhişe kelimesi, kadının kocasına ve onun yakınlarına eziyette bulunması anlamındadır (er-Râzı, Mefâtihu`l-Gayb, X/II).
Fahşâ ve fahişe kelimeleri, Kur`an-ı Kerîm`de birbirine yakın olmakla birlikte, değişik anlamlarda da kullanıldığı görülmektedir.
Şeytanın emrettiği kötü davranış ve hayasızlık; "Babalarınızın nikâhladığı kadınlarla evlenmeyin; ancak (câhiliye devrinde) geçen geçmiştir. Şüphesiz o bir hayasızlık (fâhişe)dir. O ne kötü bir sözdü ve ne kötü bir yoldu" (en-Nisâ, 4/22) el-Bakara, 2/169 ayeti de aynı anlamdadır.
Fahşâ, evlilikten sonra fuhuş yapma anlamında kullanılmıştır: "...O halde fuhuşta bulunmayan, gizli dost edinmeyen namuslu kadınlar olmak üzere yakınlarının izniyle nikâhlayın..." (en-Nisâ, 4/25). Çıplak olarak Kâbe`yi tavâf etme ve şirk koşma anlamında: (el-A`râf, 7/8); Hz. Lût Kavmi`nin yaptığı çirkin fiil (homoseksüellik) anlamında: "...Sizden hiç kimsenin yapmadığı hayasızlığı mı yapıyorsunuz?.. Çünkü siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir kavimsiniz"(el-A`râf, 7/80-81, ayrıca bk. el-Ankebût 31/28) fahşâ, zinâ fiili olarak da kullanılmıştır: "Zinaya yaklaşmayın; çünkü o fahişedir ve ne kötü bir yoldur" (el-Isrâ, 17/32).
Bunlardan başka "insanlar arasında yayılan kötülük ve fuhşiyât" anlamında da kullanılmıştır: "Şüphesiz müminler arasında fuhşiyâtın yayılmasını sevenler için dünyada rezillik ve ahirette çok acıklı bir azâb vardır..." (en-Nûr, 24/19).
Ayrıca fahişe kelimesinin çoğul şekli olan "fevâhis" ile had cezasını gerektiren şeylerin kasdedildiği rivâyet edilmiştir (el-En`âm, 6/151; el-A`raf, 7/33; eş-Şûrâ, 42/37; en-Necm, 53/32).
Gazalı ise fâhişe kelimesini çirkin söz anlamına almış ve onu dilin bir afeti olarak kabul edip, şöyle demiştir:
"Hz. Peygamber, Bedir günü müslümanların müşrik ölüleri hakkında kötü sözler söylemesine müsaade etmemiş, böyle bir hareketin çirkin olduğunu anlatmıştır. Bu hususta "müminin; kötüleyen, lânetleyen ve ağız bozan fâhiş veya fâhişe biri olamayacağını söylemiştir. Bir hadislerinde de, ağız bozan-fâhiş söz söyleyen-kişiye cennetin haram olduğunu açıklamıştır.
Bir sözün fâhiş olması veya fâhişe olarak nitelendirilmesi, o sözün çok açık kelimelerle çirkin bir şekilde dile getirilmesi ile göze çarpar. Bu tür sözler, genellikle gıybet konusunda kullanılır. Fesat çıkarmak isteyenlerin açık seçik kullandıkları çirkin sözler vardır. Dürüst kimseler, bu çirkin fâhişe sözleri kullanmazlar, onları gizlerler; onların yerine mecazlı ve rumuzlu ifadeler kullanırlar. Ibn Abbâs (r.a.) şöyle demiştir: 
"Allah (c.c.) hayâ sahibidir, bağışlayandır ve sözlerinde kinâyeli davranır. Meselâ "cimâ" konusunda lems (dokunma), duhûl (girme) ve muhabbet gibi fâhiş olmayan kinâyeli ibâreler kullanmıştır" (Gazâlî, el-Ihyâ, III/152-153).
Bazı sözleri, delâlet ettikleri anlamlarının üzerine basarak ve bizzat isimleri ile aktarmak fâhiş harekette bulunmaktır. Edebe uymayan sözler yerine mecaz ve kinâyeli sözler kullanmak Islâm ahlâkına daha uygundur.
Ayrıca fâhişe kelimesinin namuslarını satan zâniye kadınlar hakkında da kullanıldığı bilinmektedir.
Insan, ahireti kazanma melekeleriyle donatılmış, ama bu kazanma başarısını dünya hayatında gösterecek, toprağa, yere bağlı bir yaratıktır. O, dünya hayatını yaşaması için kendisine verilen birtakım sevgi ve tutkuları ahiret yönünde kullanmak zorunda olduğu gibi, fıtratı ve aynı zamanda dünyevi saadeti de bunu gerektirmektedir. Kur`an-ı Kerîm`in ifadesiyle, "Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere karşı kuvvetli bir tutkunun kendisi için bezenip, süslediği insan " (Âlu Imrân, 3/14), bu tutkusunu dünya hayatını yegane amaç haline getirmeden ve başkalarının aleyhine ve zararına doyurmaya çalışmadan, Allah`ın çizdiği yoldan giderme çabasında olduğu sürece, hem madde-mana dengesini kendinde kurarak şahsiyetinin oluşmasını sağlayacak, hem ferdî, hem toplumsal hayatı, hem de yeryüzündeki genel insanı hayat ve insan-tabiat ilişkisi tam bir âhenk ve sulh içinde sürecektir. Ne var ki, insanın ilim, madde ve mânâ açısından tekâmül edip, tüm yaratıkların üzerinde kendisine tanınan şerefli mevkiini alabilmesi için yaratılışına ekilen ve karşısına çıkarılan birtakım kötü güçler, onu sürekli biçimde tutkularının kölesi yapmaya ve onları doyurma yolunda sınır tanımadan kendisi, hemcinsleri ve tüm yeryüzü için hayatı çekilmez bir hâle getirmeye uğraşır. Bunun sonucunda, insanın arzularını giderme uğraşında normal, insanı ve-fıtrî çizginin dışına taşıp, sapık yollarda tatmin araması; sözgelimi nikâhsızlık, zinâ ve benzeri ilişkilere girmek, bu tür ilişkileri normal ve hattâ özendirici hâle getirmek, kadınları birer basit tatmin aracı derecesine düşürmek, kısaca nikâh muâmelesi ve iffet duygusuyla fitrî ve vasat çizgide tutulması gereken şehvet güdüşünü her türlü ahlâksız ilişkiye vasıta kılmak, Kur`an`ın ‚fahşâ` kelimesiyle niteleyip, şiddetle yasakladigi bir durumdur. 
Şeytan, fahşâyi emrederken (el-Bakara, 2/169, 268), Allah, açigi ve gizlisiyle her türlü fahşâyi haram kilmiştir (el-A`râf, 7/33) ve namazin insani fahşâdan uzaklaştirici bir amel oldugunu da vurgulamiştir.
Fahşâ`, toplumlari yikima götüren en feci faktörlerden birisi olagelmiştir.
Ve...
Son olarak...
Sözün özü:
Görüldüğü üzere fahşa, sadece bedenini satan kadın, erkek için kullanılmıyor.
Vatanını satan, normal dışı davranan fani için de kullanılıyor.
Kaldı ki, günümüz dünyasında kadın da bir çalışan, para kazanan.
Unisexs haz'cı tüketim.
Lezbien kadın, 'normal kadın'ın yerini alabilir mi?!
Parası olan, evi, arabası olan kadın, erkek ile aynı şartlarda yaşamak, seks dahil yarışmak istiyor.
Post modern zamanlar.
Gazi, kadın'a birey olma, toplumsal mücadelede ön'de olma, omuz omuz'a mücadele etme fırsatını tanımıştır.
Yeni nesil, tüketme, haz üzerinden kadın'lığını aşağılatmak tuzağına düşmüş ise kaybeden laik yaşam olur, İran örneği ortada, Afganistan, Sudan vb.
Eğer erkek'in duruş'unu, kadın'ın iffeti'ni, siyasi iktidar'ın vatan'a sadakati'ni konuşmayacak ise yol belli, yön belli.
Aldatan, uyumsuzluk yapan eş ise ayrılır, boşar, yol'una devam edersin, herkes kendi yol'unda.
Eğer, başka devletlerle aldatan, fahişelik yapan siyasi iktidar ise nüans şurada:
Önce "tekdir" edersin, sonra "kötekler"sin, yetmedi, anasından çıktığı deliğe doğru iteklersin.
Erdemli döngü.
Med & Cezir.
Ezcümle:
Marjinal laik kadın / erkek yaşamları, yaşam değil, doğru.
Örnek alınacak, medya'da haber yapılacak yanı yok.
İki ünlü erkek, bir kadın ve/veya eski eş için kavga etmiş ise ve bu haber dış basında yer almış ise kadın konusu her yerde önemli, artist olunsa da değişmez.
Yani?!
Bölücü yıkıcı güçlerle düşüp kalkan siyasi iktidar'ın anladığı dil şudur:
"Siyaseten 'Recm'etmek!"
İlk taş'ı günahı olmayanlar atsın demek de bir cevap ve/veya AKP ile iş'tutanlara taş'latmak da.
Neden?!
AKP, Neo Roma'da oynatmadığı, kucaktan kucağa dolaşmadığı güç merkezi kalmadı, dünya savaşı Erdoğan'ın tamamen duygusal aşk maceraları yüzünden çıktı çıkacak, enerji bazlı ak'çasal fahişelik'ten kaçak, aranıyor, sabıkalı.
Bülent Arınç, "biri çıksın bizi silkelesin" dedi.
Naçizane "silkeledik".
BOP'ta, üç artı 1'in önünde "acem boru dansı" yapan siyasiler kimler mi, her şey kare kare ortada.
Nokta.

31 Temmuz 2014


ÖzgürTÜRK