ULTRA TÜRKLER




3 Mart 2015 Salı

Tik Tak ve/veya "Omnes vulnerant, ultima necat"?!

Tik Tak ve/veya "Omnes vulnerant, ultima necat"?!

“Omnes vulnerant, ultima necat / Her geçen dakika yaralar, sonuncusu öldürür!”
...
DURUM
Haber şu:
ABD Başkanı Barack Obama, İran'la herhangi bir uzlaşmaya varılabilmesi için öncelikle Tahran'ın mevcut nükleer enerji programını en az 10 yıl dondurması gerektiğini söyledi.
YORUM şu:
İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, ABD'nin talebini "maksadını aşan, mantık dışı" olarak tanımladı ve Obama'nın 'kabul edilemeyecek, tehditkâr' ifadeler kullandığını söyledi. Zarif, 31 Mart'ta sonlanması öngörülen nükleer program görüşmelerinin devam edeceğini kaydetti.
Hasılı:
Erdoğan, AKP, İsrail / İran makas'ında.
Nokta.
...
DURUM
Haber şu:
Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül'ün muhteşem evi
Fatoş - Emir Sarıgül, Acarkent’teki muhteşem evinin kapısını Instyle Home Dergisi’ne açtı. Çift 1200 metrekarelik, 4 katlı villaya 2013’te taşınmıştı.
YORUM şu:
İzmir'in Alsancak semtinde, çok alkollü olduğu için, bara almayan güvenlik görevlileriyle kavga eden O.U., dehşet saçtı
Hasılı:
En alttakiler en üsttekiler haz harp'i.
Nokta.
...
DURUM
Enerji'ye, Rakı'ya lüküs zam, peki Nataşa'ya neden ÖTV yok?!
Erdoğan, iktidara gelmeden önce genelevleri kapatacağını söylüyordu.
Ne var ki, ülke genelev'e döndü.
Yetmedi, Rusya'dan ithal fahişe geldi.
007 Nataşa Bond.
Soru şu:
İçkiye, sigaraya fahiş zam yapan AKP, Nataşa'ya neden ÖTV koymuyor!?
İçmek haram ise kadın satmak ve/veya fuhuş'a aracılık etmek helal mi?!
Nokta.
...
DURUM
14 Şubat'ta ünlü yazar Yaşar Kemal öldü.
Allah rahmet eylesin.
Medyaya yansıyan övgü / yergi satırlarına bakılacak olursa...
1. Fani olarak Yaşar Kemal'in hayatı bir başarı öyküsü. Yoksulluktan zirve'ye tırmanan bir yazı adamı. Ne var ki, yaşam serüveni İnce Memed'lik değil.
2. Yaşamını kalemi ile kazanan bir edebiyatçı. İnce Memed'in yazarı. Ustalık eserini İnce Memed'le vermiş, çıraklık kalfalık eserleri ardından gelmiş. İnce Memed'le elde ettiği başarıyı diğer eserlerinde tekrarlayamamış bir yazar, edebiyatçı.
3. Siyasi yönü. Fransız linkinin adamı! Siyasi manada "İnce Memed" değil, düzen'in, güçlünün adamı. Orhan Pamuk'un bu manada abisi sayılır.  Benzer söyleme sahipler. 
Yani?!
Yaşar Kemal, pek çok kez Nobel’e aday gösterilmesine karşın bu ödül kendisine verilememiş ise üzüntüye mahal yok!
Ödül'ü çömez'i O. Pamuk'a verdiler.
Diyet ortada.
Nüans?!
Yaşar Kemal'in dil'i Pamuk'tan daha anlaşılır.
Hasılı:
Yaşar Kemal'in eserlerini beğenmek başka.
İnsan olarak Yaşar Kemal'den yardım, destek görmüş olmak başka.
Siyasi manada, "kamuoyu önderi", "etki objesi" olarak seslendirdiklerine gelince:
"Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim."
Edebiyatçı değilim, o yön'ünü de edebiyatçılar yargılasın!
İnsani manada aramızda hiçbir ilişki, tanışıklık yok, bu manada da diyecek bir sözüm yok.
Ama siyasi yönüne gelince, hikaye ortada:
Fransızlar "çok büyük adamdı" diyor!
Yani?!
Türkiye'de "büyük adam"ların ne kadar büyük olduklarına İngiliz ya da Alman veyahut Fransız vb karar verdikten sonra Orhan Pamuk da büyük adam vesselam.
Yaşar Kemal yazar'dı ama "büyük bir edebiyatçı ve yazar'dı" önermesi ispat'a muhtaç.
Zaman en iyi müsahhih'tir.
Nokta.
...
FİNAL SÜREÇ'i: Güvenlik yok?!
İngiltere’ye göç etmek isteyen ve AB vatandaşı olmayan kişilerin bundan böyle son on yıl içinde yaşadıkları ülkelerde hiç bir suç işlemediklerini kanıtlamak zorunda kalacağı açıklandı.
...
OKUR GÖRÜŞ
Özgürce:
Yaşar Kemal bu ülkenin, bu toprakların yetiştirdiği yediveren gülüdür.
Bu tür yazı ve söylemlerle bugün tabutuna sahip çıkanlar, cesedinin başına üşüşenler Abdi Ağalar ve akbabalardır.
...
fatma gurman:
feodal anadolu yazarını toprağa verdi…eşlik edenler; dinci-kürtçü-kinci koaliyonu….
...
fatma gurman:
5 yaşından itibaren ölene dek post travmatik sendrom’a kilitlenmiş trajik bir ömür…babasızlık doğaya ve topluma karşı bitmez-tükenmez korunaksızlık/güvensizlık algısı oluşturur, derin yalnızlık ve korku kişiliğe damgasını vurur; yazarlık mesleği yalnızlığın ve korkunun mesleğidir…kendine bir oyun kurup/senaryo yazıp onun gerçek olduğuna kendini inandırmak, kaptırıp oynamak…bitmez tükenmez çocukluk…erişkin olamamak, olgunlaşamamak, kastrasyon…insanın doğadaki yerini, belirleyen başka canlıda rastlanmayan üst beynidir…
...
Şerafettin Terkeş:
MESELE FIRILDAKLIK VE YALAMA ŞEKERİ MERAKI.BUDA SANIRIM GENETİK ..TİLDADAN ÇOK ŞEY ÖGRENEN ZİNCİRLİ KUYU MÜDAVİMİNE........................HER ŞEY SUSAR SONUNDA KAN KONUŞUR DEDEM ÖYLE DERDİ ..NOKTA..
...
Şerafettin Terkeş:
BUDA ÇELENKCİ GENELKURMAYA KAPAK OLMUŞ AMMA ONLAR ÇOKDAN BENİM OLMAYAN ORDU MODUNA GEÇMEKDEN HAZDA.
Türkiye Bir "Değerini" Yitirmiş!..
''BUGÜNE KADAR TÜRKİYE'DE YAŞAYAN KÜRTLER, KATİL BİR ORDU VE JANDARMANIN EYLEMLERİ SONUNDA EZİLMİŞ VE BASTIRILMIŞLARDIR.'' (Yaşar Kemal / Spiegel, 8 Nisan 1991)
Okuyacaklarınız bir ibret vesikasıdır. Teröre ve teröriste sahip çıkan, utanmadan ülkesini yabancılara; Türk düşmanlığıyla meşhur (Alman) SPIEGEL Dergisi'ne şikayet eden, belli çevrelerce göklere çıkarılan YAŞAR KEMAL'İN İFŞASIDIR! 
...
Cevat Kelle:
Tunceli'de bulunan 4. Komando Tugay Komutanlığı tarafından "Meskûn Mahallerde Muharebe Tatbikatı" icra edildi..
...
Cevat Kelle:
Bu heriflere batan anayasanın tamamı değil, başlangıç ilkeleridir. Anayasada ki TÜRK tanımı rahatsızlık veriyor kanı bozuklara.
Almanya hala, 2.Dünya Savaşından sonra, kendilerine ABD'lilerin hazırladıkları anayasayı kullanıyorlar. Kimsenin şikayetçi olduğunu duymadım şimdiye kadar.
Dünyanın en iyi, en demokratik yasalarını da yapsanız, bu yasaları uygulayacak kalibrede yöneticilere sahip değilseniz, yasalarınız, kağıtparçalarına yazdığınız bir dizi kelimeden ibaret olacaktır.
...
Özgürce:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Kandil dağı eteklerinde Hindırın ve Çoman sahalarında petrol arayacağız” demiş.
OPEC’in kurucusu Venezuellalı politikacı Juan Pablo Pérez, doğaya ve dünya siyasetine yaptığı olumsuz etkilerinden dolayı petrolü “Şeytanın Pisliği” olarak tanımlamıştı.
Öyleyse;
Türkiye’nin Kandil dağı eteklerindeki Hindırın ve Çoman sahalarından elde edeceği petrolün adı ne olmalıdır?..
...
Kitabın adı: Charles Darwin
Yazarı: Adrian Desmond & James Moore, 2009
Çeviren: Ebru Kılıç
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2010
I. Baskı: Eylül 2011
924 sayfa
50 TL
(...)
Sayfa XVI: 
"Şeytan'ın Papazı, doğanın sakar, müsrif, budalaca denecek kadar aşağı, korkunç derecede zalim işleri hakkında ne biçim bir kitap yazardı ama!"
Charles Darwin, 1856, Türlerin Kökeni'ne başlamak üzere olduğu sıralarda
(...)
Sayfa 166: 
FitzRoy "Filozof"u, Darwin'in takma adı.
(...)
Sayfa 225: 
İspanyollar'ın dediği gibi "no hay remedio" yani yapılacak bir şey yok!
(...)
Sayfa 429: 
Alexis de Tocqueville'in tabiriyle Fransa, "Bir volkanın üzerinde uyuyordu." Gerçekten de ayın 22'sinde Fransa'da barikatlar kuruldu, protestocular vuruldu, askerler isyana kalkıştı ve ılımlı reformcu Adolphe Thiers başkanlığında geçici bir yönetim kuruldu. Ayın 24'ünde Fransa Kralı tahttan indirildi ve İngiltere'ye sürgüne gönderildi. Londra'da söylentiler alıp yürümüştü.
(...)
Sayfa 454: 
Bugünün türleri, dünün varyasyonları olduğu için "Gordion Düğümü"nü bütün varyasyonları kabul edilmiş türler altında toplayarak kesip atmaya varıyordu.
(...)
Sayfa 482: 
"İngilizler kesin soylu bir millet" diye ekliyordu, "Avusturya ile yeni Zelanda'yı güvenle elde tutuyor olmamız da büyük nimet."
(...)
Sayfa 482: 
2 Aralık 1851'de Louis Napoleon bir "darbe"yle iktidarı ele geçirmişti. Yeni bir Napoleoncu imparatorluğun hayaleti, vatansever İngililzler'i bir girdaba sokmuştu.
(...)
Sayfa 500:
Eğer bilimde bir "darbe" yapacaksa, öyle de olması gerekiyordu.
(...)
Sayfa 505: 
Darwin tam “sülükayaklar”ı bir kenara bırakmıştı ki, büyük Kırım Savaşı başladı. Savaş hazırlıkları 1853 yılı boyunca hızla devam etmişti. Kasım ayında o madalyasını alırken, Osmanlı İmparatorluğu'nda güçlü bir mevki kazanmak isteyen Rusya, karadeniz'in sinop Limanı'nda Türk gemilerini havaya uçuruyordu. Uğruna mücadele edilen şey yalnızca, Hıristiyanlara ait kutsal mekanların himayesi - bu görev Fransızlar'a verilmişti - değildi; Akdeniz'in, Hindistan ve Yakın Doğu'ya uzanan ticaret yollarının denetim altına alınması için de mücadele ediliyordu. İngilizler buraları kaybetmeyi göze alamayacaklardı.
(...)
Sayfa 534: 
Rusya yenilgiye uğratılmış, doğudaki ticaret yolları güvenceye alınmıştı. Britanya'nın geleceği parlak görünüyordu; gelecek sterlinin, emperyalizmin ve Pax Britannica'ın (Britanya Barışı) devri olacaktı. Taze kanlar da "dini dogmalarla önü kesilmemiş, saf ve özgür yeni bir bilimi" Britanya'nın başarı hikayesinin bir parçası yapmaya kararlıydı.
(...)
Sayfa 559:
Ancak bundan sonra "eski karşılaştırmalı anatominin küllerinden” yeni bir “Anka Kuşu” yükselebilirdi.
(…)
Sayfa 797: 
Sigalarını yaktılar ve darwin karakterine tümüyle ters düşen bir tavırla konuyu açtı: “Neden kendinize ateist diyorsunuz?” Düşkünlüğü içinde, gizli defterlerini açmasının üstünden 40 yılın ardından nihayet meseleyi ortaya döküyordu. Kendisinin “agnostik” terimini tercih ettiğini söyledi. Aveling ortak bir zemin bulma çabası içinde, “Agnostik” ‘ateist’in saygın yazılımıdır; ‘ateist’ de ‘agnostik’ teriminin saldırgan yazımı”, cevabını verdi. 
(…)
Sayfa 816: 
Galton, ertesi gün Pall Mall Gazette’de, ertesi Pazar kilisede yapılacak ayinlerde “Te Deum”un (Tanrı’yı öven ilahi) yerini “Benedicite”in (Yaradılış İlahisi) almasını önerdi. 
(…)
Sayfa 820: 
Darwin’in çizdiği; bireysel rekabet, serbest ticaret ve adil seçilime dayanan biyolojik ve sosyal ilerleme tablosu, Viktoria döneminin ortalarında Britanya’da, ona siyasi ifadesini kazandıran partiyle birlikte yükselip hakim konuma yerleşti. Bu yüzden de Darwin’in naaşının, kiliseye özgü bir debdebeyle sahiplenilip defnedilmesi gerekmişti.
(…)
Sayfa 939:
Peder John Brodie Innes; Yüksek Kilise cemaati mensubu bir Tory (muhafazakar). Darwin’in rahibi ve sırdaşı; “İnsanın görüş ayrılığına düşüp bir nebze olsun düşmanlık hissetmeyeceği şu ender ölümlülerden biri.”
...
Kitabın adı: Karl Marx / Romantizm ve Devrim Arasında Bir Yaşam
Yazarı: Bernard Cottret
Türkçesi: Mahmut Nedim Demirtaş
Everest Yayınları 
1. Basım: Şubat 2012
375 sayfa
20 TL
(...)
Sayfa 28:
"Gerçek de ışık kadar alçakgönüllüdür."
Karl Marx, 1843
(...)
Sayfa 34:
Marx alçakgönüllü bir yaklaşımla, "Geçmişin tüm filozofları, hiç istisna gözetilmeksizin teologlar tarafından Hıristiyanlığı yıkmak istemekle suçlandılar" diyordu. Tertullien şok edici "Verum est, quia absurdum est - gerçek olan saçmadır" sözünü anımsatmaktaydı.
(...)
Sayfa 50:
Hegel eleştirisine çarpıcı bir cümleyle başlanıyor; "Almanya'nın yeniden diriliş günü Galya Horozu'nun her yere yayılan ötüşüyle duyulacaktır" deniyordu.
(...)
Sayfa 142:
"XIX. yüzyılın devrimi amacını gerçekleştirmek için ölüleri ölülerini gömmeye bırakmalıdır." 
Karl Marx
Lukas İncili'nin dediği gibi "ölüleri ölülerini gömmeye bıraksınlar"; bu Hıristiyan bildirisi Marx'ta beklenmedik ve çelişkin bir biçimde yeni bir anlam kazanıyordu.
(...)
Sayfa 152:
"Türk'ün bağımsızlığını korumak (...) ve Rus yayılmacılığını durdurmak bizim için ana hedeflerdir. Bu noktada, demokratik devrim çıkarlarıyla İngiltere'nin çıkarları aynı paralellik içerisindedir. Çar'ın Constantinople'un kendi başkentlerinden biri haline getirmek istemesini her zaman önlemek söz konusudur."
Friedrich Engels, 12 Nisan 1853
(...)
Sayfa 160:
Tezi basittir: Viyana Kongresi'nden beri İngiltere, Rusya'nın yedeğindedir.
(...)
Sayfa 167:
Marx özlemle, "Barut ve kurşun çağında Aşil olabilir mi? Ya da günümüz yayıncılık düzeniyle İlyada?" diye soruyordu.
(...)
Sayfa 193:
"Yürekler birbirini anlamaya çok yakındır. Seslerin kardeşliğinde."
Beranger
(...)
Sayfa 204:
Marx, "Kapital, onu yazarken içtiğim sigaralara verdiğim para kadar bile para kazandırmayacak" diyerek kendisiyle dalga geçerdi. 
(...)
Sayfa 234:
Fakat Marx konusundan Bakunin'i rahatsız eden tek şey, Marx'ın Alman yanı değil, esasen Yahudi oluşuydu.
(...)
Sayfa 247:
Marx, İngilizce yayınlanmasından birkaç yıl sonra imzalı bir Kapital nüshası gönderir, "Sayın Darwin'e, büyük hayranı Karl Marx tarafından, 16 Haziran 1873" diye yazar. 
(...)
Sayfa 325:
Özellikle de Morning Advertiser ve diğer Londra gazetelerinde, "İngiliz hükümeti sadece yabancı hükümetleri hedef aldığı sürece suikastin İngiltere'de hazırlanmasına göz yumar" sözlerini okuduğumuzda söyleyecek söz bulamadık. 
...
Ve...
Son olarak...
Bir Amerikalı kadın gazeteci Atatürk’e, “İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz?”diye sormuş ve şu cevabı almıştı:
“Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş kendi kendine yürür.”
Mustafa Kemal Atatürk’ün Liderlik Sırları
Adnan Nur Baykal, Sf 128
Ezcümle:
İki resim arasındaki fark ortada.
Nokta.

3 Mart 2015
Hayrullah Mahmud